Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Euphoria dizisinde Rue’nun hikayesinde ana eksen bağımlılıktır fakat bunun yanında karakter bipolar (manik depresif bozukluk) ile de mücadele etmektedir. Bipolar bozukluk mani ve depresif epizodların tekrarlayıcı biçimde görüldüğü iki uçlu bir duygudurum bozukluğudur.

Rue, Jules’un görüştüğü kişiyi bulmaya çalışırken manik epizoddadır. Oldukça enerjiktir, uyku ihtiyacı hissetmez. Dağınık düşüncelere sahiptir ve konuşkandır. Bunların yanında manik atakta kişi asabi de olabilir. Dikkat dağınıklığı ve hiperaktif davranışlar görülebilir. Riskli davranışlara cesaret edebilir.

Rue, yatağından çıkıp tuvalete gidecek gücü ve isteği bulamadığında depresif epizoddadır. Mutlu olduğu anları unutmaya başladığını söyler, çünkü artık o anılardaki aktiviteler bile keyif vermiyordur. Umutsuzluk nedeniyle hayatının hep böyle olduğunu düşünür. Yaşamdan keyif alamadığı için günlerinin bunaltıcı bir döngüye girdiğini söyler. Depresyonun en belirgin özelliği hayattan keyif alamama ve gündelik işlerini yapacak gücü ve isteği kendinde bulamamadır. Rue’nun tuvalete bile gidemediği sahne, depresyonun işlevselliği nasıl bozduğunu başarılı bir şekilde gösterir.

Bipolar, herkesin yaşayabileceği ani duygu değişimlerinden daha güçlü ve işlevselliği bozan bir duygudurum bozukluğudur. Bağımlılık ile bipolar birbirini tetikleyebilir hatta bir döngü haline getirebilir. Duygudurumda bozulmalar madde kullanımını tetikler, madde kullanımı ise duygudurumu etkiler. Dolayısıyla bu bir sarmal haline gelebilir.