Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Borderline (sınırda kişilik bozukluğu) erken çocukluk yaşantılarıyla önemli derecede ilişkili bir kişilik bozukluğudur. Çocukluktan beri süregelen yoğun dürtüsellik, duygusal dalgalanmalar, kararsız kişiler arası davranışlar, öfke patlamaları, intihar davranışı, olayları dramatize etme ve benlik karmaşası ile karakterizedir. Kişilerin duygusal, düşünsel ve davranışsal tutarsızlıkları vardır. Bunların yanında terk edilme korkusu yoğun hissedilen bir duygudur. Korkulan veya gerçek terk, büyük hayal kırıklıklarına ve provokasyonlara yol açan duygusal patlamalara neden olabilir.

Girl İnterrupted, intihar girişimi sonrasında hastaneye yatırılarak borderline tanısı almış olan Susannah’nın üzerinden sınırda kişilik bozukluğunu açıklıyor.

Sürekli boşluk hissi borderline semptomlarından biridir. Susannah, fizik kanunlarının kendisi için tersine döndüğünü ve içinde doldurulamayan bir boşluk hissettiğini ifade ediyor.

Tutarsiz davranışlar ve ilişkiler borderlineda belirgindir. Susannah’nın bu açıdan dürtüsel olduğunu filmde birçok kez görüyoruz. Erkek arkadaşıyla bir sohbetinde bir anda giyinip bulunduğu yeri terk ediyor. Lisa’yla ilişkisinde ise ona hayranlık beslemek ile ondan nefret etmek arasında gidip geliyor. Lisa doktorla görüşmeye gidip uzun bir süre dönmeyince terk edişmiş hissediyor ve Susannah’yı depresif bir halde görüyoruz.

Erkek arkadaşına söylediği sözler ise borderline birinin duygu durumundaki dengesiz hali çok net ifade ediyor:
“Aptalca bir şey söylersin, intiharı düşünürsün. Filmi beğenirsin, yaşarsın. Treni kaçırırsın, intihar edersin”

Sınırda kişilik bozukluğunda riskli rastgele cinsel birliktelikler sık görülmektedir. Susannah film boyunca birçok kişiyle sonunu düşünmeden cinsel yakınlaşmalar yaşıyor. Filmin dönemi açısından düşündüğümüzde bunşar riskli davranışlar olarak nitelendirilebilir.

Susannah, hastalığıyla ilgili en belirgin yorumunu ilk kez arkadaşının intiharından sonra hemşireyle yaptığı bu videodaki konuşmasında dile getiriyor.